YILDIZNAME VE İSLAM

Yıldızname eski zamanlarda Kur-an’ı Kerim ile bakılan bir ilim dalıydı. Şimdi ise astrolojiye uyarlanmış durumdadır. Yıldızname kişinin doğduğu anda gökyüzündeki yıldızların durumuna bakılarak, o kişinin geleceği hakkında yol gösterici nitelikte bilgiler edinmeye yarayan bir ilimdir. Bu şekilde kişinin kendi kader çizgisini de belirli ölçüde anlamasına olanak sağlar. Bu bilgiler ışığında kişinin uzak ve yakın ilişkileri hakkında, hayatı boyunca nelerle karşılaşacağı hakkında, kişilik özellikleri, hastalıkları, huyları, mizacı, hayatını nasıl devam ettireceği konusunda tavsiyeler aldığı bir ilim dalıdır. Yıldıznamede kişi üzerinde manyetik bir alan oluşmaktadır. Buna güncel adıyla çakralar denmektedir. İnsan üzerindeki bu manyetik etkiyi oluşturan yıldızlardır. Kişinin özel yıldız haritasında, her gezegen belirli olan bir burcun belirli bir derecesine düşmektedir. Aynı zamanda da 12 evden birine isabet eder, bu şekilde sabitlenmiş olur ve daha sonra değişmez. Bunun sonucunda beyinde belirli noktalar açılır ve beyin faaliyete başlamış olur. Bu konuya bağlı olarak Kur-an’ da bazı ipuçları yer almaktadır.

‘’Güneş Ay’a yetişemez. Gece de gündüzü geçemez. Hepsi birer felekte yüzerler.’’

‘’O göklerde ve yerdekilerin tamamını, kendi tarafından sizin hizmetinize verdi. Bunda tefekkür eden bir kavim için ayetler ve ibretler vardır.’’

Hz. Mevlana’nın eseri olan Mesnevi’de şu ifadeler yer almaktadır.

‘’ Güneş, bir burçtan bir burca gidip durduğundan, pencereye vuran ziyası da evin etrafında döner dolaşır. Kimin bir yıldızla alaka ve mecburiyeti varsa; o, kendi yıldızı ile döner, dolaşır, o yıldızın altındadır. Yıldız gibi tertemiz ruhlar, gökyüzündeki yıldızlara ders verir, yardım eder. Görünüşte hükmeden bu bize yıldızlardır, fakat aslında içrek (Ezoterik: Yalnız vakıf olanlara öğretilen) bilgimiz göklere hükmeder. Bu sebeple sen bedende küçük bir alemsin, fakat hakikatte ise kainat sensin …’’

Tüm gezegenler sürekli hareket halindedir. Bunun sonucunda değişik anlamlar yüklü dalgalar uzaya yayılır. Bunun sonucunda bir gezegen, kendi haritamızda belirlenmiş olan burçtan ve sabitlenen gezegenden geçerken biz bazı olay ve duygularla karşılaşırız ve hissederiz. O devre daha önce açıldığı için, daha sonra o noktaya gelen etkiyi, beynin değerlendirmesine olanak sağlanmış olur. Sistem bu şekilde işler.

bir yorum bırakın