MÜSLÜMAN CİNLER

Cin kelime olarak Arapça kökenli bir kelimedir. Cinlerde insanlar gibi Allah’a bağlı olan ruhani varlıklardır. Cinlerin farklı ve birbirinden değişik özellikleri vardır ve farklı yeteneklere sahip oldukları bilinmekte. Kendilerini göstermek istemedikleri sürece insanların onları görmeleri mümkün değil. İnsanların gözleriyle göremeyeceği farklı bir boyutta yaşamaktadırlar. Cinlerde insanlar gibi yeme içme ihtiyacına sahiptir. Onlarda insanlar gibi doğar, büyür evlenir ve çoğalırlar Ve sonunda da ölürler. Cinler hakkında günümüze dek ulaşmış olan çok sayıda yazılan kitap, söylenmiş söz ve inanışlar vardır. Ancak cin konusuna tam olarak hiçbir zaman vakıf olunamamış. Cinlerin yaratılışının insanlardan farklı olduğuna inanış büyüktür. Cinlerin insanların yaratılmadan ya da ruhları gönderilmeden 2000 yıl önce yaratıldıkları düşünülmekte. Burada bahsedilen zaman ruhani bir sayımı yoksa dünyevimi olup olmadığına dair kesin bir bilgi mevcut değil. Allah’ın cinleri dumansız ateşten yarattığı bilinmektedir. Bu ateşin adı Maric tir. Yani yandığında üstte kalan saf ateştir. Kur’an-ı Kerim’de cinlerin kavurucu bir ateşten yaratıldığı ve gözeneklerden nüfus ettiği söylenmekte. Burada bahsedilen ateş dumansızdır ve adı ‘Semum’ dur. Yaratılış tam olarak bilinemese de çoğu kesim tarafından Semum ya da Maric olduğu düşünülmekte. Cinler içindeki kötülükler ile savaşlar çıkarmış ve kan dökülmesine sebep olmuşlar. Bir kesim Allah’ın sözünden çıkmış ve isyan etmiş. Bu durum üzerine Allah’ın insanı yaratıp dünyaya halife kıldığına inanılmakta. İnsanlarda olduğu gibi cinlerde de ele geçirme ve iktidar duygusu hakimdir. Cinlerin ömürleri çok daha uzun olsa da tıpkı insanlarınki gibi son bulacak ve yargılanacaklardır. Tıpkı insanlar gibi yaptıklarıyla sevap ve günahlarıyla yargılanıp cennete ya da cehenneme gidecekler. Bir görüşe göre cinler ateşten yaratıldıkları için cehennem yerine Zemherir diye bilinen soğuk cehennemde azap göreceklerdir. Ve elbette insanlarla aynı cenneti ya da aynı cehennemi paylaşacaklarına da inanılır. Cinlerin insanlara ilişki kurabildikleri ve evlenebildiklerine de inanılır. bu durumun her ne kadar yanlış ve yasak olduğu söylense de görüldüğü durumlara inanılır. Aynı zamanda sağlıksız ve tehlikelidir Ayrıca kutsal olan evlilik makamını da zedeleyeceği düşünülür. Farklı alemlerden iki varlık bir araya gelemez. Evlilik mümkün olabilir ama her iki tarafında zarar görmesi kaçınılmazdır.

Cinlerle irtibat kurulabilir mi sorusunun cevabı tabi ki evet tir. Cinler ile irtibat kurulabilir, Cinler ile iletişim kurmak isteyen insan sayısı çok fazladır, ancak sonuçları bilinmeden kurulan bu irtibatlar çok kötü sonuçlara neden olmuştur. Herkes cinler ile iletişime giremez ve ya konuşamaz. Ancak bir hoca ve ya medyum yapabilir. sıradan insanlar böyle bir şey yapmayı denerler ise, sonuçları muhtemelen kötü olacak. Cin dediğimiz bu varlıklar bir enerji bütünüdür. İnsanlar onlar ile iletişim kurmak için davetler açarlar. Cinler bu davetlere elbette gelirler ama gelen cinin enerjisi sizin enerjinizden fazla ise siz onu değil o sizi etkisi altına alacaktır. Böyle bir durumda zararlı çıkan taraf sadece siz olacaksınız.

Cinler ile iletişim kurmak isteyen insanlar ya büyü yapmak için ister ya da çok meraklı olan insanlar onları merak ettikleri için ister. Aslına bakacak olursak, bu işler oldukça tehlikelidir. Bazıları bunu bir oyun zannedeler ve ciddiye almazlar, ancak gelen cinler tarafından rahatsız edildiklerinde durumun ne kadar kötü ve ciddi olduğunu anlarlar. Büyü yapmak için cinleri kullanmak isteyenler ise, bu işi gerçekten bilen insanlar olur ve ne yaptıklarını bilen kişilerdir. Bu kişiler gelen cinler ile arkadaşlık ve dostluk kurar ve bunları yaptıktan sonra ise, büyüler için onlardan bilgi ve yöntem isterler. Hoca ve medyumların yardım aldıkları cinler her zaman Müslüman ve iyi olan cinlerdir. Kimseye zarar vermeyen ve yardım etmek isteyen cinlerdir.

Cinlerinde iyisi olduğu gibi kötüsü de vardır. En kötü ve tehlikeli sınıf ise, ifrittir. Bu varlık tamamen zarar verici ve diğer cinlerin çok çekindiği kötü bir gruptur. Cinler bile onlardan korkarken insanlara vereceği zararlar tahmin bile edilemez. Bu varlıklar şeytani ve amaçları sadece kötülük yapmaktır. Kişiye musallat olan bu ifrit ise, kişi çok kötü şeyler yaşayabilir ve ifrit dediğimiz bu varlık o kişiyi çok fazla etkileyecek ve aynı zamanda zarar verecektir. Kişi eğer önlem almaz ise, bu kişinin ölümü ile bile sonuçlanabilir. Kişi bu gibi bir durumda mutlaka yardım almalı ve kurtulmalıdır.

Şeytan ve cin, ikisi de dumansız ateşten yaratılmış olup bir bedene sahip değildir. Şeytan aslında bir melekti ama cennetten kovulana kadar. İnsanoğlunun kendisinden üstün olmasına tahammül edememiş ve isyan etmiştir ve Bu yüzden cennetten kovulmuştur. Şeytan insanoğlunu dinden ve Allah tan uzaklaştırmak için ve yine insanları cehennem çukuruna çekmek için her yolu deneyeceğine ve insanları kandıracağına söz vermiş ve and içmiştir ve bunun için Allah tan izin almış ve kıyamete kadar bu devam edecektir. Şeytan kıyamet gününe kadar insanları yoldan çıkarmak için her şeyi yapmasına izin verilmiş. İnsanlar kötülük yaptıklarında ve ya kötülük için bir şeyler yapıyor ise, mutlaka şeytan oradadır ve o kişiye yardım ediyordur, kötülük yapmak isteyen insanlar genelde hayatlarındaki her şey çok iyi sürer gider. Çünkü şeytan ona her zaman yardım ediyor, kişi dinden ve Allah tan uzaklaşsın.

Cinler ise, şeytanlar gibi dumansız ateşten yaratılmışlar ama bunların hepsi kötülüğe hizmet etmezler. Onların insanlara benzer yaşantıları bulunur. İçlerinde Müslüman olan ve olmayan, iyi ve ya kötü olarak bölünmüşlerdir. Müslüman olanları zararsız ancak Müslüman olmayıp kötü olan cinler zarar verir, musallat oldukları zaman ise, musallat oldukları kişi ile sürekli oynayıp ve zarar verirler.

Al basması dediğimiz durum ise, çoğunlukla yeni doğum yapmış loğusa kadınların başına gelir malesef. Türk boylarında bu kötü ruh olarak yer almıştır ve korunmak için çeşitli yollar denenmiş. Bu varlık yine cinlerden ve insan şeklinde loğusa kadına görünür ve ona dil döker. Eğer bir dokunma gerçekleşir ise, bu durumda loğusa kadın ciddi zararlar görür. Böyle bir durumda korunmak için yardım alınması gerekmektedir.

Karabasan dediğimiz durumda ise, insanlara tam uykuya dalacakken gelir ve kişi hiçbir şekilde hareket edemez, konuşamaz ve tepki veremez duruma gelirler. Bir anlık felç de denilebilir. Bilim dünyasında ise, REM yani rüya görülen anda karşılaşılan davranış bozukluğu. Karabasan durumunu yaşayan insanların birçoğu stresli insanlardır. Daha çok çocuklara gelir. Böyle bir durum ile karşı karşıya kalmak istemiyorsanız stresten uzak durmak gerekir.

Cinlerin alemi ile tanışmak isteyen insanlar onlarla iletişim kurmak için davetler açabilir ve açılan bu davetlere cinler gelirler ancak gelen cinler iyi niyetli değil ise ve aynı zamanda enerjileri çok yüksek ise, davet açan kişi çok büyük zararlar görecektir ve cinler o kişiyi etkileri altına alacak ve o kişi ile oyun oynayacaklardır. Kişiler cinleri çok merak ederek böyle bir işin içine girerler ancak sonuçları elbette çok ciddi olacak ve aynı zamanda kişiyi çok zor günler bekleyecektir.

bir yorum bırakın